sonunu biliyormuş gibi...

   Gidişler hep zor geliyordu, oysa gelmeler de vardı. Hüzünler boğuyordu sevinci. Üstüne yorganını örtmüş sevinçler üşütüyordu beni. Gidiyordun işte milim milim uzaklaşıyordun huzurundan. İnsanlığından uzaklaştırıyordu seni tüm geride kalan şekiller. Yorgundun zira uzun zamandır hareketteydin ama hayır olmuyordu her şeyi bir çırpıda ardında bırakmak olmuyordu. Peşine düşüyordu yalnız gecelerde karanlığa gömdüğün hıçkırıkların. Bu son değildi ki, ilk de olmuyordu zaten başa sarıp sarıp izlediğin bir film gibi kendini yineliyordu acıların. Acı, acısız olmuyordu işte. Her kavuşmada da bir acı yok muydu yiten? Soru sormak farksızdı yağlı urgana sarılmış narin bir boyundan. Her soru bir boğum daha atıyordu kendinden.

     Bugün biraz buruk bu şehir. Yalnızlığın efkârıyla dansa kalkmış gibi. Hani yağmur damlalarıyla yükselen toprak kokusunu çekerdin ya içine içine, hani olmuyordu güzel bir tebessüm görmeden. Saçmaladığını fark ettin birden ve sustun.

* Bu yazıyı 16 Şubat'ta İstanbul'a gelirken otobüste öylesine yazmıştım vakit geçirmek için. Bugünü anlattığını nereden bilecektim?

edepszkomedya

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !